Yeniden Refah ile 6284 sayılı kanun müzakere edildi mi? Erdoğan, aile vurgusu yaparak yanıtladı

Cumhur İttifakı’na katılma kararı alan Yeniden Refah Partisi’nin 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un kaldırılmasını talep ettiği öne sürülürken, tartışmaları da beraberinde getirdi. A Haber yayınına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.

“AİLE KURUMUNUN KORUNMASI BİZİM ÖNCELİĞİMİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimden sonra bu yasayı kaldıracak mısınız?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Bu bir kumar. Bu oyuna gelmemek gerek. Aile kurumunun korunması bizim önceliğimiz. Özgürlük adı altında LGBT gibi sapkın hayat tarzlarının toplumumuza empoze edilmesine rıza gösteremeyiz.

“SAPKIN AKIMLARIN ÖNÜNÜ AÇMA NİYETİNDELER”

İnsanlığın ortak değerlerine zıt sapkın akımlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Toplumun temeli olan aileyi korumak hepimizin görevidir. Bu gökkuşağı masası için milletimizin değerleri hiçbir anlam ifade etmiyor. Terör örgütü gibi sapkın akımların da önünü açma niyetindeler.

“GÖKKUŞAĞI MASASI KURULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Milletim, ne bu sapkınlara ne de bu akımlara göz yumanlara ne de aile yapımızı parçalamaya çalışanlara fırsat vermeyecektir. LGBT adıyla ya da başka isimlerle bu gökkuşağı masası kurulmasına izin vermeyeceğiz. Son 21 yılda kadına dair çok önemli kazanımlar AK Parti sayesinde hayata geçti. Kamuda kadın istihdamı yüzde 40’a ulaştı.”

YENİDEN REFAH’LA 6284 PAZARLIĞI YAŞANDI MI?

“Yeniden Refah Partisi’yle 6284 sayılı Kanun’la ilgili müzakere yapıldı mı?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadın haklarında bizim verdiğimizi CHP iktidarları döneminde kadınlarımıza vermemiştir.” şeklinde yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

“Muhalefet herkesi kendisi gibi beceriksiz zannediyor. Çünkü yaptıkları hiçbir şey yok. Ben 11 vilayetten Elazığ hariç hepsini gezdim. Muhalefetin büyükşehir belediyelerinden kimseyi göremedim. Muhalefet her zamanki gibi suistimal tarzla hareket ediyor. Partimizin bütün büyükşehir belediyeleri, şu anda deprem bölgelerinde kendilerine zemin oluşturdular, burada çalışıyorlar. Çadır kentler, konteynerler, prefabrikler kuruyorlar. Yemek, yiyecek, su A’dan Z’ye… Kullanma suyu ile içme suyunu birbirine karıştırmasınlar. Kullanım suyu farklı, içme suyu farklı. Biz oralara yüzlerde içme suyu gönderdik.

“BU ASKERE BÖYLE İHANET OLUR MU?”

Vatandaşı devletine karşı tahrik etmeye çalışan bir muhalefetle karşı karşıyayız. Bugün bile askerime, Mehmedime, ‘bunlar yoklar, burada yoklar’ diyorlar. Elinize dizinize dursun. Polisimiz, askerimiz, jandarmamız hepsi oradalar. Bu askere böyle ihanet olur mu? Bu ihaneti bir terörist bir de bu muhalefet yapıyor. Ne derseniz deyin, benim halkım askerine sahip çıkar. Dün akşam mesela onlarla birlikte iftar yaptım. Ey muhalefet, size güvenlik görevlilerine hakaret etmekten ekmek çıkmaz. Avucunuzu yalarsınız. Depremin yol açtığı yıkımı telafi etmek dışındaki bir hususla ilgilenmiyoruz.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM YAP DA GÖRELİM”

Ey Bay Bay Kemal, Karabağlar’da kim var? CHP Belediyesi var. Kentsel dönüşüm yap da görelim. İmarla ilgili yasal düzenlemelerimiz var. İstanbul’da 120-130 mühendis, hocalarla toplantı yaptık. Bunlardan sonra yeni bir adımı, yeni bir düzenlemeyi yapmak mukadderdir diye düşünüyorum. Biz bu hocalarımızla beraber çalışıyoruz.

“KARARI ARTIK YASA YOLUYLA VERECEĞİZ, DÜŞÜNME VAKTİ YOK”

Yeni dönemde yasal düzenlemeleri yapmak suretiyle adımları atabiliriz. İstanbul’da Fikirtepe’yi, Küplüce, Ferah Mahallesi’ni hatırlayın… Bize yardımcı olun, kiraysa kira. Bir an önce evlerinizi yapalım dedik. Kararı artık yasa yoluyla vereceğiz, düşünme vakti yok. Şimdi önümüzü çeviriyorlar ‘Bizim evleri de yıkın’ diyorlar.

“BUNLARIN KİMLER OLDUKLARI BELLİ”

Askerimize bu tür hakarette bulunanlar vatan hainidir. Bunların bir defa vatanını, milletini sevmek gibi bir derdi yok. Bunlar vatan hainidir, asker düşmanıdır. Bunların kimler oldukları belli. Bay Bay Kemal kimi ziyaret ediyor? Terörün parlamentodaki uzantılarını ziyaret ediyor. Acaba buradan ne elde edecek? Kandil’in ne tür açıklamalar yaptığı ortada. Onlar benim askerimi, iktidarı kötülüyorsa demek ki doğru yoldayız.

“NEREDE BİR TERÖRİST VARSA ONLARIN TEPESİNE İNECEĞİZ”

Nerede bir terörist varsa biz onların tepesine ineceğiz. Ana muhalefetin başındaki zat, Demirtaş’ı, Öcalan’ı kurtarmaktan bahsediyor. Demirtaş’ın talimatıyla sokaklara dökülüp askerimizi öldürmediler mi? 7’li masa Demirtaş’ı, Öcalan’ı içeriden nasıl çıkaracaklarının hesaplarını yapıyor. Benim milletim bu ihanet şebekelerine 14 Mayıs’ta yol vermeyecektir. Gereken hesabı 14 Mayıs’ta bunlardan soracaktır. Askerimizin yaptığı tüm faaliyetler askeri yazışmalarda ceridelerde mevcuttur. Aynı şeyi Kızılay ve AFAD için de yapıyorlar. Gözleriniz kör mü sizin? O çadırın kapısında AFAD’ın tabelası var. ‘AFAD burada yok’ diyor.

“HDP’YE VERİLECEK HER TAVİZ PKK’YA VERİLMİŞ DEMEKTİR”

Bu ziyarette kapı arkasında neler yapıldığını bilemiyorum. Ama özellikle bu yerel yönetimlere özerklik şartından tut da içeridekilerin çıkarılması gibi konular. HDP’ye verilecek her taviz PKK’ya Kandil’e verilmiş demektir. Masanın 7. ortağı ana muhalefetin ziyareti ile ortaya çıkmış oldu. Partisinde ziyaret değil, korktu, parlamentodaki grup odasında ziyaret ettik. Kendi ifadeleriyle ‘kumar masası’ndakilerin sadece HDP’ye değil her birinin diğerine bakışı da arızalı. Meral Hanım, niye geri vitese taktın da masaya geri oturdun? Masadakiler birbirine yan gözle bakıyor. Dağılma başladı. Bir milletvekilinin niçin ayrıldığını bizzat kendisi açıkladı. ‘Bunlarla biz bir arada olamayız’ dedi.

“MASADA KENDİ YETENEĞİYLE BİR YERE GELEN VAR MI?”

Masada kendi başarıyla, yeteneğiyle bir yere gelen var mı? Kimi kasetle iş başına geldi. Kiminin elinde biz tuttuk bakan yaptık, başbakan yaptık. Kimi her gittiği partiyi karıştırıp kaostan beslendi. Masanın gizli ortaklarından da nasıl partinin başına geldiğini tüm vatandaşlarım biliyor. Milletim onlara nasılsa bu güzel ülkemin idaresini vermeyeceği için istedikleri kadar dövüşsünler ama şu tabloya bakıp da ülke siyaseti adına üzülmemek elde değil.

“BU MASANIN BAŞINI CHP VE HDP ÇEKİYOR”

Bakın HDP Eş Genel Başkanı, Bay Bay Kemal ile görüşmesinden sonra gelecek dönem yapılacakları istişare ettik diyor. İYİ Parti Genel Başkanı da çıkıp HDP de HDP’nin talepleri de masaya gelemez diyor. Bakıyorsun bir gün önce bunu söylüyor bir gün sonra çok farklı. Partinin eski sözcüsü bile Hanımefendiye inanmıyor, partisinde istifa ediyor. Bu masanın başını ilk andan itibaren CHP ve HDP çekiyor. Diğerleri bu masanın yancısı. Saadet Partisi’ne CHP ile HDP/PKK’nın İslam düşmanlığını gizleme rolü verilmiş. Onlar da bu rolü hevesle yerine getiriyorlar. Firari FETÖ’cüler ülkeye geri dönmenin hesabını yapıyorlar. Kamudan temizlediğimiz FETÖ’cüler devlet kadrolarını işgal etmek için gün sayıyor. Millet bunların hepsini görüyor. Millet bunlara en güzel dersi 14 Mayıs’ta verecektir.

“HDP’Yİ KİM NEREYE NASIL ÇEKİYOR?”

‘100 yıllık Cumhuriyeti biz yıkacağız, değiştireceğiz’ diyor. Bay Bay Kemal ya sen kiminle neyi konuştuğunu bize yutturacak mısın? Kapalı kapıların ardında konuştuğunuz konular demek ki bunlar. Tüm bunlara rağmen biz terörü kaynağında yok etmeye devam edeceğiz. Gereken dersi, Cudi’de Tendürek’te verdik. Hala da aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. HDP’yi kim nereye nasıl çekiyor? Ana muhalefetin başı bunlarla ortaklık kurmanın peşinde.

“GENÇLERE HER ZAMAN GÜVENDİM”

Gençlere ben her zaman güvendim. Göreve geldiğimizde yaş sınırı 30’du. Biz bunu ilk etapta 25’e daha sonra 18’e indirdik. 18’i seçme ve seçilme yaşı yaptık. Bugün gençliğimize Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu emanet ediyoruz. Seçilme yaşları ile ilgili tek sorum var: CHP ne yaptı? Hiç. 850 ampute kardeşlerimiz, kimisi anne baba, kimisi evlatları… Kollarını bacaklarını kaybettiler. Bu uzuvların teminleri, tüm ortopedik müdahaleler yapılıyor. Birisinin annesi, birisinin hem annesi hem babası vefat etti. Biliyoruz ki ölüm hepimiz için haktır.

“27 NİSAN’DA PUTİN DE GELEBİLİR”

Akkuyu Enerji Santrali bizim içim olmazsa olmaz yatırımlar. Burada bizim 4 tane nükleer enerji santlalimiz var. 27 Nisan’da bunlardan birinin açılışını yapacağız. Ardından da diğer üçünün de açılışını yapacağız. Biz bunlarla enerji depolayacağız. Bu bize yetmez, 3 tane daha planlıyoruz. Bu 3 taneyi de önümüzdeki 5 senede halletmemiz gerekiyor. Bunu yapmaya mecburuz. Avrupa için kömür önemliydi onları kullanmaya başladılar. Biz onların düştüğü duruma düşmeyeceğiz. 27 Nisan’da Putin de gelebilir ilk adımı atacağız.

“ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA İÇİNDE LİSTELERİ NETLEŞTİRECEĞİZ”

Aday listemize son şekli vermek için çalışıyoruz. Bakan arkadaşlarımız da kabine de sahip oldukları bilgi ve birikimi milletvekili olarak Meclis çatısı altında değerlendirecekler. Her bir bakan arkadaşımız en iyi hizmet edeceği yerden aday olacaktır. AK Parti ben partisi değil biz partisidir. Önümüzdeki hafta içinde bu listeleri netleştireceğiz.

“SEÇİM ÇALIŞMASINI YÜZ YÜZE YÜRÜTECEĞİZ”

20 yıldır 2023 seçimlerine hazırlanıyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılının ülkemizin taşıdı önemi biliyoruz. Deprem felaketi nedeniyle seçim kampanyasında değişikliğe gittik. 11 ilde vatandaşlarımız yas tutuyor. Böyle bir iklimde kimse ‘vur patlasın çal oynasın’ şeklinde bir kampanya yapamaz. Biz de depremzedelerin acısına saygılı bir şekilde seçim çalışmalarını yürütme kararı aldık. Hem şahsımız hem teşkilatımız seçim çalışmasını yüz yüze yürütecektir.

“GÖÇMENLERİ BİRİLERİNE YEDİRMEYECEĞİZ”

Savaş bu topraklara gelmesin diye mücadele verdik. Biz ülkemizi savaşa sokmayacağız. Biz aile kurumu güçlü tutacağız. Ağırlıklı Suriye’den olmak üzere daha hassas davranacağız. Göçmenleri de birilerine yedirmeyeceğiz. Kendi logosuyla seçime girme arzusu olan partilerimiz var. Bu partilerimiz buradan ne alırlarsa geleceğe de bununla yürüme durumu olacak. Temennimiz odur ki sistemin geliştirilmesi gereken tarafları var.

“DOĞRU ADIMLARLA YOLA DEVAM”

Önümüzdeki bu Türkiye Yüzyılı dönemi içinde neler var bunları göstereceğiz. 2007 yılında kullandığımız sloganımız vardı ‘Durmak yok yola devam’. Şimdi bu sloganı ‘Doğru adımlarla yola devam’ olarak güncelliyor ve Türkiye Yüzyılına doğru yürüyüşümüzü hızlandırıyoruz.

“MİLLETİM KİMİ SANDIĞA GÖMECEĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYOR”

Seçim döneminde içerinde ve dışarıdan algı operasyonlarına biz alışkınız. Onlar masa başında hazırladıkları anket tablolar ile oyalansınlar. Milletim kimi sandığa gömeceğini çok iyi biliyor. İletişim Başkanlığımız, yalanları çürütüp doğrularını anlatıyor. Seçim döneminde dezenformasyonla mücadele daha da bir önem arz ediyor.

“YALANDAN BAŞKA ÜRETTİĞİ BİR ŞEY YOK”

Kılıçdaroğlu’nun yalandan başka ürettiği bir şey yok. Kurada çıkanlar hangi algıyla sıraya girip buna katıldılar. Biz bu hayali gerçekleştirmek için çok uğraştık. Hamdolsun neticelendirdik. Tasarım ve fabrikadan sonra satış aşamasına geldi. Kurada ismi çıkanlar için hayırlı olsun diliyorum.

“YÜKSEK FAİZ TEORİSİNİN BEDELİNİ ÖDÜYORLAR”

Yüksek faiz teorisinin bedelini ağır şekilde ödüyorlar. ABD’de 3 banka iflas etti. Küresel büyümenin yüzde 2,2’ye gerileceği öngörülüyor. Bankacılık sektörümüz uluslararası kriterlere uyumu ve yüksek standardı ile dünyaya örnek konumdadır.

“KARAMOLLAOĞLU YAZIKLAR OLSUN SANA”

Ayasofya’nın açılması noktasında çıkmış Meral Hanım ‘açamazsınız’ diyor. Meral Hanım, açtık mı? Açtık. Bir tanesi de çıkmış 1 metrekarelik bez parçası diyor. Bay Bay Kemal ‘ben ona çul derim’ diyor. Temel Karamollaoğlu yazıklar olsun sana. Ayasofya’nın bir bölümünü müze olarak kullanırız diyor. Ben Erbakan Hocamızın partiyi kurduğu andan itibaren gençlik kollarından itibaren başkanlık yapmış birisiyim. Sen ise daha sonradan katıldın. Bu Bay Bay Kemal’ler sana ‘Madımak katilleri’ diyordu.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*